şiir hayattır
 
  Ana Sayfa
  KISA ŞİİRLER
  SİZDEN GELENLER
  ŞİİR GÖNDER
  ŞAİRLER
  => AHMET ARİF
  => ATAOL BEHRAMOĞLU
  => A.KADİR ÜSTÜNDAĞ
  => AHMET HAMDİ TANPINAR
  => AHMET KUTSİ TECER
  => AZİZ NESİN
  => ARİF NİHAT ASYA
  => AHMET MUHİP DIRANAS
  => AHMET SELÇUK İLKAN
  => ATİLLA İLHAN
  => AŞIK VEYSEL SATIROĞLU
  => BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
  => BEHÇET NECATİGİL
  => CAHİT SITKI TARANCI
  => CAHİT KÜLEBİ
  => CAN YÜCEL
  => DADALOĞLU
  => EDİP CANSEVER
  => FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL
  => FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA
  => FUZULİ
  => HALİT FAHRİ OZONSOY
  => HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
  => İBRAHİM SADRİ
  => KARACAOĞLAN
  => KEMALETTİN KAMU
  => KÖROĞLU
  => M.AKİF ERSOY
  => MELİH CEVDET ANDAY
  => MEVLANA CELALEDDİN RUMİ
  => NAMIK KEMAL
  => NAZIM HİKMET
  => NECATİ CUMALI
  => N.FAZIL KISAKÜREK
  => NEDİM ŞİİRLERİ
  => OKTAY RIFAT HOROZCU
  => ORHON SEYFİ ORHON
  => ORHAN VELİ KANIK
  => ORUÇ ARUOBA
  => ÖMER HAYYAM
  => ÖZDEMİR ASAF
  => PİR SULTAN ABDAL
  => RIFAT ILGAZ
  => SAİT FAİK ABASIYANIK
  => SEZAİ KARAKOÇ
  => ŞEYH GALİP
  => TEVFİK FİKRET
  => TÜRKAN İLDENİZ
  => UĞUR ARSLAN
  => UĞUR IŞILAK
  => UĞUR MUMCU
  => ÜLKÜ TAMER
  ÖZLÜ SÖZLER
  KANDİL MESAJLARI
  BAYRAM MESAJLARI
  YENİYIL MESAJLARI
  SEVGİLİLER GÜNÜ
  ANNELER GÜNÜ
  ŞİİR DİNLETİSİ(VİDEO)
  Forum
  Ziyaretçi defteri
  CANLI LİG TV
ORUÇ ARUOBA
YAZILAMAYAN ZAMAN (9160 Hit)

Herşeyi yazarım da
zamanı yazamam -
o yazar çünkü
beni.

Yazar beni
yavaş yavaş
özenli -
azalta azalta
görkemli -
sanki
dolduracakmış
olduracakmış
gibi.

Halbuki
sıyırıp düşürmüştür
tırnağımdaki çürüğü
parmağımdaki yarayı
kabuk kabuk
geçirmiştir -
geçerken, sanki
çoğalta çoğalta
yazarak
beni:
özenli
görkemli.

 
Oruç Aruoba



SOKAKTA (4336 Hit)

Buradayım:
Yüzyıl oldu.

Önümden geçen yol
tıkandı
çevremdeki bahçeler
daraldı
içimde yaşan insanlar
azaldı:
Yalnızlaştım.

Buradayım:
Yüzyıl önce başladım
beklemeye.

Yavaş geçip gitme zamanı:
Dumanlar
isler, puslar
yağmurlar
sıcaklar, soğuklar
rüzgarlar
kemirdi her yanımı.

Tahtalarım birer birer çürüdü
boyalarım
parça parça döküldü
payandalarım
teker teker çöktü:
Yüzyıl oldu.

Yüzyıl önce:
Pırıl pırıl, yemyeşil
bahçem
bembeyaz, tertemiz
duvarlarım
cıvıl cıvıl, şen
odalarım
buradaydım.

Yaşıyordum -
yaşıyordu insanlarım.

Yüzyıl oldu:
Karanlık küf rengi
çevrem
kararmış, yıkık dökük
duvarlarım
kasvetli, kir-pas içinde
odalarım
buradayım.

Yaşamıyorum -
yaşamıyor insanlarım.

Buradayım.
Yüzyıl oldu.
Bekliyorum.

Yalnızım
burada.

Bekliyorum -
ilk çocuğun attığı
ilk taştan beri
bekliyorum.

Ne zaman gelecekler -
baltalarla, balyozlarla, keserlerle -

Yalnızım
burada
bekliyorum.

Ne zaman
gelecekler?

 
Oruç Aruoba


RENKLERİM (6453 Hit)

Aklaşan grilikte duruyorum -
yeşilleşen mavilik
kararan saydamlık
azalan tirşe:
o mor
hiç olmadı
mı?

O tek renk
bulunmadı
mı?

Kızıltılı
kahve
rengi

Siyah
Beyaz.
Ah,
az -
hiç olmadım
mı?

Bulunamadım
mı?

 
Oruç Aruoba


ÖZLEDİĞİN GİDİP GÖREMEDİĞİNDİR (11051 Hit)

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen

 
Oruç Aruoba



İŞİTİLMEYEN (6004 Hit)

Yuvarlanarak geçtim buradan:
görmediniz.
Güneş bile yumdu gözlerini
kapattı kulaklarını
işitmedi
sözlerimi.

Yaralanarak geçtim buradan:
sağaltmadınız.
Gök bile örtündü bulutlarını
sakladı yıldızlarını
dinlemedi
umutlarımı.

Yokolarak geçtim buradan:
yaşatmadınız.
Ölüm bile çekti aldı anlarını
tuttu attı anılarımı
dindirmedi
acılarımı.

 
Oruç Aruoba


HAVADA (3567 Hit)

Burada
duvar ile direk
arasında asılı
sallanıyorum.

Kenarlarım yırtık
parçalarım sarkık
içim patlak.

Burada
geçmiş ile gelecek
arasında gerili
sallanıyorum.

Saatlerim çarpık
günlerim çatlak
yılım yitik.

Sözcükler gelip geçiyor içimden
anlamsızlığa doğru
eylemler geçip gidiyor elimden
çaresizliğe doğru.

Boşalıyorum
burada
hiçlik ile yokluk
arasında.

 
Oruç Aruoba


GÜNDÜZ YARASALARI (4512 Hit)

I.


Neyiz ki biz?

İlk ışınları görününce güneşin,

Kaparız tepenin gözkapaklarını

Çam değiliz ki, kollarımız açık

Ürpererek karşılayalım donuk ışığı.

Gölgeler kısalınca çıkarız ortaya,

Açıklıktır, aydınlıktır aradığımız,

Parlaklıkta bulur gücünü görüşümüz.

Tanımayız alacakaranlığı delen,

Tepelerin arasından seçen bakışı.

Kör olmuş ışıktan gözlerimiz.

Gündüz yarasalarıyız biz.



II.



Geceyi düşleriz gündüzken,

Geceyken de gündüzü,

Yitirebileceklerimiz yitiktir

Onlardan uzaktayken ama

Özleriz, döneriz yeniden

Yitirmeden

Yitirebileceklerimizi

Yitiremediklerimize.

Yitirebilirdik, deriz;

Ama yalnızca bir fiil çekimi bu

Tutsaklıklara bağlamışız özgürlüğümüzü.

Gündüz yarasalarıyız biz.



III.



Sağlamdır düşünce temellerimiz,

Ama altlarında kist vardır, sonra kum

Dururuz gerçi, sapasağlam, kalın

Taştan duvarlarımızla, dimdik

Ayakta; ama biraz su, bir sızıntı

Kaydırır temellerimizi hemen.

Duyarız yerçekimini hemen,

Titreriz. Sımsıkı, gergin

Bağlar vardır

Düşüncelerimizi ayakta tutan, ama,

Ya temelsizse temeli

Bütün bu bağları

Bağlayan

Bağın?

Bağlantısızca bağlarız bağlarımızı.

Gündüz yarasalarıyız biz.

 
Oruç Aruoba


GELDİM (8358 Hit)

Oraya geldim -
oradan gittim:
Öylesine yakındık ki.

Dalından kopardığım yeşil elmanın
iki yarısı değil
hepsini yediğin kendisi gibi.

İçinden geçtiğimiz kokulu karanlığı
delip geçen parlak ışığım gibi.

Koyu yeşillikler içindeki evin
gözümüze çarpıveren
sarı sıcak penceresi gibi.

Ayaklarımızın altında kıpırdanan
serin denizin parıltıları gibi.

Öylesine yakınız ki
oraya geldim -
orada olacağım.

Yorgun musun?
Yattın mı?

Uyu -
düşünme beni.

 
Oruç Aruoba


EGO (5740 Hit)

Ben:
nerelere, ne zaman
ne zamanlardan
bu yana
boyuna
çabalayan.

Ben:
kimlere kimlerden
ne acılardan
bu yana
boyuna
çırpınan.

Ben:
çiçekli baharında gençliğimin
yüreğim umut dolu
yürüyen.

Ben:
çelenkli güzünde geçmişliğimin
yüreğim hüzün dolu
duran.

Neler, kimler -
çabaladığın, çırpındığın:
ne zamanlar, ne acılar -
ben - ben
dediğin?

Veni, veni, venias -

 
Oruç Aruoba


DENİZDE (5910 Hit)

Aldanma
orada
yağmur bekliyor seni:
şimşek, yıldırım, fırtına
soğuk.
Burada
ılık güneş, dingin deniz, serin rüzgar
aldatmasın seni:
Tufan
bekliyor orada seni.

Aldatma kendini:
olmayacak Nuh'un gemisi
kurtaracak seni -
uçacak güvercini
getirecek yaprağı
olmayacak.

Sular akacak
çağlayacak, kabaracak
dolduracak her yerini
sürükleyip
götürecek
seni

Aldanma
orada
yıkım bekliyor seni
gürültü, çöküntü, göçük
deprem.
Burada
sakin ses, sıcak taş, sağlam duvar
aldatmasın seni:
Ölüm
bekliyor orada seni.

Aldatma kendini:
olmayacak İbrahim'in koçu
kurtaracak seni -
indirtecek bıçağını
sağaltacak yüreğini
olmayacak.

Acılar akacak
çağlayacak, kabaracak
dolduracak her yerini
sürükleyip
götürecek
seni

Aldanma
aldatma kendini
aldatmasın seni
burada
boşluk -
yokluk
bekliyor orada seni.

 
Oruç Aruoba


DALDA (5542 Hit)

Enis'e -- ondan...

Buradayım:
Uyurum belki bir gün.

Belki bitiririm bir gün
delik deşik kozamı
dökülüp gitmeden bütün dut yaprakları
bir gün
bir güç bulur içimde
son bir gayretle
son salgılarımı gezdirir
deliklerimde tırtılım
tıkar gediklerimi.

O zaman
büzülür, dalarım uykuya -
eski beni yokedecek
yeni beni varedecek:
Bomboş, dopdolu
seslerden, esintilerden uzak
içinde gittiğim
oluştuğum.

O uyku:
Bembeyaz.
Benden önce de uyunmuş
benden sonra da uyunacak.
Simsiyah.
Korkulacak, özlenecek -
eskileri geride bıraktıracak
yenileri geri getirecek
o uyku.

O uyku:
Verimsiz, çiçek dolu.
Grilerden, renklerden uzak
içinde yittiğim
oluştuğum - olduğum
o uyku.

Uyanışı var mı, olacak mı
belli olmayan:
Belki çürüyüp kuruyup içinde
yiteceğim
belki kanat takıp içinden
çıkacağım
o uyku.

Herşeyi, herkesi geride bırakabileceğim -
yalnızca yeni ben, onun yeni gökyüzü
yeni kanatları, rengarenk
geniş, gergin.

Neleri, kimleri bırakıp ilerlediğim -
neleri, kimleri anımsadığım, özlediğim
belli olmayan:
hiç olmadığım, hiç olmayan
o uyku.

Hiç olmadı, belki hiç olmayacak
o renkli güçlü kanatlar
o hafif esintili uçuş
o aldırmaz bakış -
olmadı hiç:
olmayacak.

Zaten
tırtılım da kozam da
olmadı benim hiç -
kelebeğim, hiç:

Ben zaten
hiç olmadım.
Hep vardım oysa ki.

O uyku:
yokolmam ile varolmam arasındaki
köprü
beni en baştan yaratacak
dürtü -
hiç olmadı.

Hep vardım oysa ki:
Hep arayarak
dingin seslerden çıkıp gelecek
bir tınıyı:
Beni varedecek
kanat olacak
açılacak, yayılacak
acılı olacak
sevinçli
bir tını.

Hep olan
Hep olacak.

O tını:
Uykum boyu beni oluşturacak
sonra bırakacak varolmayı bana
uyandıktan sonra:
Yoktu
olmayacak.

Uyuyamadığım
uyanamadığım
o uyku:
olmadı
yoktu
olmayacak.

 
Oruç Aruoba


BURADA
(11148 Hit)

"Şimdi buradayım
biraz önce yoktum"

hiç
bir
şey
yok

Önce, oldu:
kıpırdandı
belirsiz -
bir şiddetli boşluktan
tatlı bir özleme doğru.

Belirsiz.

Sonra, oluştu:
devindi
kesik kesik
sabırsız -
bir sevinçli duyumdan
ılık bir beklentiye doğru.

Kesik kesik
sabırsız.

Derken, doldu:
yayıldı
güçlü güçlü
kocaman
aldırmasız -
bir gerilimli doygunluktan
dingin bir sancıya doğru.

Güçlü güçlü
kocaman
aldırmasız.

Şimdi, doğdu:
patladı
çığlık çığlığa
nefessiz
yırta yırta
acımasız -
bir tatlı özlemden
şiddetli bir boşluğa doğru.

Çığlık çığlığa
nefessiz
yırta yırta
acımasız.

Şimdi burada:
biraz
önce
yoktu.

 Oruç Aruoba
 
 

 
 
  <



























NAME="aba_MediaPlayer">

<
 
Bugün 3 ziyaretçi (7 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol